Ruberu Danışmanlık

Sensorimotor Psikoterapi

Kendini, içindeki sana ait diğer sesleri, kalbinin kulaklarıyla dinleyecek kadar sevebilir misin?”

~ Elizabeth Cogburn

Farklı müdahalelerle travma ve travmaya bağlı olarak gelişen problem ve belirtilerin beden ve sinir sistemi üzerindeki etkisinin anlamak ve bunlar üzerinde etkin bir biçimde çalışmak ve travma konusunda APA tarafından önerilen bir psikoterapi yaklaşımıdır.

Klinik modelde, bilinçte deneyimlenen üç farklı seviyede bilgi işlemleme kullanırız. Bu üç seviye bilişsel, duygusal ve sensorimotor bilgi işlemlemesidir.

Kognitif İşlemleme, kavramsal bilişsel bilgi işleyişi, mantık, anlam çıkarma ve karar verme kapasitesidir. Kognitif işlemleme, gözlem ve deneyimden çıkarım yapabilme becerilerini gerektirir.

Duygusal İşlemleme, kapsamlı duygulanım (afekt) ve his kapasitesi ve afekt ile hislerin ifade edilebilmesi ve telaffuz edilebilmesi kapasitesidir. Duygusal işlemleme, sensorimotor ve bilişsel işleyişe motive edici renk katar.

Sensorimotor İşlemleme, bedenin işleyiş kapasitesidir. Sensorimotor işlemleme, oldukça çok sayıda sabit eylem kalıplarına dayanır (örn., ürkme refleksi, savaş/kaç yanıtları gibi), bunlar çoğunlukla travmatik olaylarda öncelik gösterir. Sensorimotor işlemleme, hareket dürtüleri, postür değişimleri, yönelme (orienting) yanıtları, fiziksel savunma yanıtları ve otonom sinir sistemi (AN)S uyarımıyla ilişkili birbirini izleyen hareketlerden (sekansel hareketler) oluşur.

Bu bilgi işlemleme seviyeleri —sensorimotor, duygusal ve bilişsel— genellikle beyin mimarisinin aşamalarıyla ilişkilidir, bilgi işlemlemenin sensorimotor seviyesi (duyum ve programlı hareket dürtüleri) beynin alt kısımları tarafından, duygusal işlemleme orta beyin ve bilişsel işlemleme ön üst kısımlar (korteks) tarafından yönetilir. Aşağı ve yukarı seviyeler eşzamanlı olarak birbirleriyle etkileşimdedir ve birbirini etkiler, bilgi işlemlemenin diğer seviyelerine etki eden her bir seviyenin etkileşim derecesiyle beraber birbirine bağlı bir bütün olarak işler.

Sensorimotor işlemleme, diğerlerinin temelidir ve daha gelişmiş emsallerine göre daha basit, daha ilkel bir bilgi işlemleme şeklini öne sürer. Beynin alttaki daha eski yapılarında çalışan sensorimotor işlemleme, çalışma şekline bakıldığında nispeten daha yüksek sayıda sabit sekans adımlarına dayanır. Bu sabit sekansların bir kısmı, ürkme refleksi, savaş/kaç yanıtları ve tabii ki bitkisel fonksiyonlar gibi iyi bilinen sekanslardır. En basit sekanslar, diz refleksi gibi istemsiz reflekslerdir ve bunlar en sabit ve belirgin olanlardır. Daha komplike olanlar, küçük yaşlarda öğrenip otomatiğe aldığımız motor kalıplardır, yürümek, koşmak gibi. Daha fazla gelişmiş duygusal ve bilişsel alemlerde, işlemlemede gitgide daha az sabit sekans adımları görürüz ve yanıtlar daha çeşitlidir ve daha komplikedir.

Dr. Pat Ogden tarafından geliştirilen Sensorimotor Psikoterap  fiziksel eylem, sinir sistemi regülasyonu ve duruş alışkanlıklarını hedefleyerek, beden farkındalığını terapi sürecine aktif olarak dahil eder. Sensorimotor Psikoterap, olumsuz deneyimin zihin ve beden üzerindeki psikolojik etkilerinin yanı sıra fiziksel etkilerini de ele alarak, iyileşmeyi sağlayan, derin, etkili ve eklektik bir yaklaşım sunar.

Sensorimotor Psikoterapi

Kendini, içindeki sana ait diğer sesleri, kalbinin kulaklarıyla dinleyecek kadar sevebilir misin?”

~ Elizabeth Cogburn

Sensorimotor Psikoterapi

Farklı müdahalelerle travma ve travmaya bağlı olarak gelişen problem ve belirtilerin beden ve sinir sistemi üzerindeki etkisinin anlamak ve bunlar üzerinde etkin bir biçimde çalışmak ve travma konusunda APA tarafından önerilen bir psikoterapi yaklaşımıdır.

Klinik modelde, bilinçte deneyimlenen üç farklı seviyede bilgi işlemleme kullanırız. Bu üç seviye bilişsel, duygusal ve sensorimotor bilgi işlemlemesidir.

Kognitif İşlemleme, kavramsal bilişsel bilgi işleyişi, mantık, anlam çıkarma ve karar verme kapasitesidir. Kognitif işlemleme, gözlem ve deneyimden çıkarım yapabilme becerilerini gerektirir.

Duygusal İşlemleme, kapsamlı duygulanım (afekt) ve his kapasitesi ve afekt ile hislerin ifade edilebilmesi ve telaffuz edilebilmesi kapasitesidir. Duygusal işlemleme, sensorimotor ve bilişsel işleyişe motive edici renk katar.

Sensorimotor İşlemleme, bedenin işleyiş kapasitesidir. Sensorimotor işlemleme, oldukça çok sayıda sabit eylem kalıplarına dayanır (örn., ürkme refleksi, savaş/kaç yanıtları gibi), bunlar çoğunlukla travmatik olaylarda öncelik gösterir. Sensorimotor işlemleme, hareket dürtüleri, postür değişimleri, yönelme (orienting) yanıtları, fiziksel savunma yanıtları ve otonom sinir sistemi (AN)S uyarımıyla ilişkili birbirini izleyen hareketlerden (sekansel hareketler) oluşur.

Bu bilgi işlemleme seviyeleri —sensorimotor, duygusal ve bilişsel— genellikle beyin mimarisinin aşamalarıyla ilişkilidir, bilgi işlemlemenin sensorimotor seviyesi (duyum ve programlı hareket dürtüleri) beynin alt kısımları tarafından, duygusal işlemleme orta beyin ve bilişsel işlemleme ön üst kısımlar (korteks) tarafından yönetilir. Aşağı ve yukarı seviyeler eşzamanlı olarak birbirleriyle etkileşimdedir ve birbirini etkiler, bilgi işlemlemenin diğer seviyelerine etki eden her bir seviyenin etkileşim derecesiyle beraber birbirine bağlı bir bütün olarak işler.

Sensorimotor işlemleme, diğerlerinin temelidir ve daha gelişmiş emsallerine göre daha basit, daha ilkel bir bilgi işlemleme şeklini öne sürer. Beynin alttaki daha eski yapılarında çalışan sensorimotor işlemleme, çalışma şekline bakıldığında nispeten daha yüksek sayıda sabit sekans adımlarına dayanır. Bu sabit sekansların bir kısmı, ürkme refleksi, savaş/kaç yanıtları ve tabii ki bitkisel fonksiyonlar gibi iyi bilinen sekanslardır. En basit sekanslar, diz refleksi gibi istemsiz reflekslerdir ve bunlar en sabit ve belirgin olanlardır. Daha komplike olanlar, küçük yaşlarda öğrenip otomatiğe aldığımız motor kalıplardır, yürümek, koşmak gibi. Daha fazla gelişmiş duygusal ve bilişsel alemlerde, işlemlemede gitgide daha az sabit sekans adımları görürüz ve yanıtlar daha çeşitlidir ve daha komplikedir.

Dr. Pat Ogden tarafından geliştirilen Sensorimotor Psikoterap  fiziksel eylem, sinir sistemi regülasyonu ve duruş alışkanlıklarını hedefleyerek, beden farkındalığını terapi sürecine aktif olarak dahil eder. Sensorimotor Psikoterap, olumsuz deneyimin zihin ve beden üzerindeki psikolojik etkilerinin yanı sıra fiziksel etkilerini de ele alarak, iyileşmeyi sağlayan, derin, etkili ve eklektik bir yaklaşım sunar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Ruberu Danışmanlık Merkezi

    Randevu Başvurusu